Efsanenin Yolculuğu Volkswagen Türkiye, sekizinci neslinin Türkiye’de satışa sunulmasına sayılı günler kala, efsane modelinin 47 yıla dayanan başarılarla dolu hikayesini Golf tutkunlarıyla buluşuyor.

Golf I –  Dönüm Noktası 1974-1983

Pazara sunulduğu günden bu yana, elde ettiği satış rakamlarıyla en başarılı Avrupalı otomobil olma özelliğini sürdüren Golf’ün sekizinci neslinin Türkiye yollarına çıkmasına sayılı günler kaldı. 

Tüm dünyada bir başarı hikayesi olarak kabul edilen Golf’ün ilk neslinin üretimi 1974 yılının Mart ayında Wolfsburg’da başladı ve aynı yılın Mayıs ayında satışa sunuldu. Arkadan itişli ve arkada yer alan motoruyla pazarın hakimi konumunda olan Beetle’ın selefi Golf, önden çekişli ve ön kısımda konumlandırılmış su soğutmalı motor akımının en önemli temsilcisi ve kompakt hatchback segmentinin yaratıcısı oldu.

Efsanevi Beetle’ın varisi olmak

Giorgetto Giugiaro tarafından geliştirilen Golf Mk I’den beklenti son derece yüksekti. O tarihe kadar gelmiş geçmiş en başarılı otomobil olan ve 21.5 milyon adetten fazla üretim rakamıyla bir ikon haline gelmiş Beetle’ın, başarı hikayesini devam ettirmesi bekleniyordu. Tasarımı, geniş iç hacmi, modern ve güvenli sürüş konsepti sayesinde 1976 yılının Ekim ayında Golf’ün bir milyonuncusu banttan indi ve Beetle’in bayrağını yukarıya taşıyacağını kanıtlamış oldu.

İtalyan tasarımcı Giorgetto Giugiaro’nun elinden çıkan Golf’un köşeli dış tasarımı, bir değişimi de beraberinde getirdi. O zamana kadar görevi otomobilde çatıyı desteklemek olan C-sütunları, Golf’le birlikte artık bir tasarım konsepti haline gelmişti.

Zamansız tasarımlar

Volkswagen Baş Tasarımcısı Klaus Bischoff Golf’ü şöyle tanımlıyor: “Dünya üzerinde, tasarımı nesilden nesile sistematik olarak ilerleyen çok az otomobil vardır. Bir ikon ve otomotiv sektörünün Onur Listesi’nde yer alan bir model. Modern ama moda olmayan bir otomobil.”

1. nesil Golf, bulunduğu zamanın tüm teknolojik ve otomotiv trendlerinin yansımasıydı. Golf’ün öne çıkan özellikleri arasında geniş iç hacim, üstün güvenlik özellikleri, pratik kullanıma uygunluk ve öne eğimli ön gövdesi sayesinde sürücü için net görüş açısı vardı. Bugün bile geçerli olan bu özellikler Golf’ün zamansız bir otomobil olmasını sağladı. 1976’da Golf GTI’ın pazara sunulmasıyla Volkwagen, bu segmenti daha dinamik bir hale getirdi. Kısa süre içerisinde kompakt spor konseptiyle birlikte anılacak olan bir model yaratmış oldu.

1979’da, dünyanın en çok satılan cabriolet modeli olan Golf Cabriolet’nun lansmanının yapılması o zamanlar zaten “Golf Klasse” olarak bilinen bu segmente yeni bir hava getirdi. Golf 1 tüm versiyonları ile birlikte dünyanın dört bir yanında yaklaşık 7 milyon adet satış rakamına ulaşarak, Beetle’ın varisi olmaya değer bir otomobil olduğunu kanıtladı.

Golf Mk II – Kusursuz Tasarım 1983 – 1991

1983 yılında, Volkswagen ikinci nesil Golf’u pazara sunarak segmentinde teknolojik ilklere de adım attı. Almanya’nın en önemli yazarlarından biri olan Florian Illies’in dönemin insanlarını ifade etmek için ortaya attığı “Golf nesli”, işte bu otomobille araba kullanmayı öğrendi. Golf Mk II, 1991 yılında üretimine son verilene kadar, 6.3 milyon adetlik bir üretime ulaştı ve Golf Mk I’den aldığı bayrağı başarı ile taşımaya devam etti.

Golf 2, Alman mühendisliğinin sürekli gelişim ve teknolojik yenilemeye verdiği önem açısından önemli bir kilometre taşıdır. Volkswagen, “konseptte devamlılık, tasarımda evrim, detaylarda ve genel kalitede ileri görüş” anlayışıyla, 1983 yılında yeni Golf’ü pazara sundu. 2. nesil ile Golf’ün, dış tasarım detayları çok fazla değişmese de boyutları 170 mm artarak yenilendi. Volkswagen, aynı zamanda hava sürtünme katsayısı değerini de 0.42’den 0.34’e düşürerek, otomobilin aerodinamiğini de ciddi oranda geliştirmeyi başardı.

Golf’te ilk defa sunulan birçok yenilik sayesinde, Golf 2 teknik açıdan bir dönüm noktası haline geldi. 1984 yılında ilk kez katalitik konvertör, 1986 yılında ise kilitlenme karşıtı fren sistemi (ABS) ve hidrolik direksiyon sistemi kullanıldı. 1988 yılında üretilen Rallye Golf G60, 160 PS üreten G-Lader supercharger bir motora sahipti. Aynı yıl, Golf üretimi 10 milyon adedi buldu. 1990 yılında, dört tekerlekten çekişli Tiguan’ın atası sayılabilecek Volkswagen Golf Country üretildi. 1991’den itibaren Golf Mk II üretimi sadece Wolfsburg’da değil, Zwickau (Saksonya) yakınlarındaki Mosel tesisinde de başladı.

Golf Mk III: Güvenlik sistemlerinde yeni bir dönem 1991-1997 

1991 yılının Ağustos ayında üçüncü nesil Golf’un lansmanını yapan Volkswagen, güvenlik açısından yeni bir dönemi de başlattı. Araç gövdesinde çarpışmaya karşı önemli iyileştirmeler yapıldı, 1992’den itibaren Golf, ön hava yastığıyla sunulmaya başlandı. İlk defa EBD (Electronic Brake Force Distribution) ve EDL (Elektronik Differantial Lock) sistemleri kullanıldı. İlk defa hava yastığı ve piroteknik emniyet kemerleri ile aktif gergi sistemi Golf’lerde kendine yer buldu.

90’lı yıllar, sürücüler için güvenlik ve konforun önem kazanmaya başladığı yeni bir dönemin başlangıcıydı. Tarihler 1991 yılının Ağustos ayını gösterdiğinde, bilinen ekstra güvenlik özelliklerinin yanı sıra, ürün gamına getirdiği pek çok yeniliklerle hafızalara kazınan Golf Mk 3 pazara sunuldu. 6 silindir motor (VR6), Cruise Control, ilk turbo dizel enjeksiyon sistemine sahip dizel motor (TDI) ve ilk ön hava yastıkları, üçüncü nesil Golf’le birlikte sunulan yenilikler arasında yer aldı.  1996 yılının Eylül ayında, ABS bütün Golf otomobillerde standart olarak sunulan bir ekipman haline geldi.

Üçüncü nesil Golf’le birlikte Volkswagen aynı zamanda yeni bir cabrio, yeni bir Syncro II modeli (4 tekerlekten çekişli bir model) ve 1993 yılında ilk Variant versiyonunu da pazara sundu. Bir yıl sonra, ürün yelpazesi toplam 15 milyon adet üretimle bir rekora imza attı. 1997 yılında, 4.83 milyon adet üretime ulaşan Golf Mk 3 de, Volkswagen tarihindeki başarılar arasına girdi.

Golf MK 4 – Tasarım İkonu 1997-2003 

Dönemin Volkswagen Tasarım Başkanı Hartmut Warkuß’un önderliğinde 90’ların ortasında geliştirilen ve Volkswagen’in gelecekti yol haritasını belirleyen model olarak bilinen Golf 4, 1997 yılında pazara sunuldu. Net ve belirgin hatlarıyla dikkat çeken model, günümüz tasarım uzmanları tarafından, markanın ürün yelpazesine öncülük eden bir tasarım ikonu olarak adlandırılıyor.

Volkswagen 1997 yılında pazara sunduğu Golf Mk 4 ile yepyeni bir kalite standardı yakaladı. 1998 yılında elektronik stabilizasyon sistemi (ESP) ve Haldex Kavramalı 4MOTION sisteminin pazara sunulması, Golf 4’le ilgili yapılan önemli yenilikler olarak söylenebilir.

1999 yılında ilk defa 6 vitese sahip efsanevi DSG şanzıman ile Golf pazara sunuldu. 2001 yılında GTI’nın 25. yılına damgasını vurmak üzere pazara sunulan 180 PS’lik özel Golf GTI versiyonu ise çoktan aranan bir klasik olmuştu. 2002 yılında, Volkswagen zamanının en sportif Golf’u VR6’nın devamı niteliğindeki R32 modelini üretti. 250 km/h hız limitine sahip R32, V düzeninde 6 silindirli ve 3.2 litre hacimli bir motora sahipti. 2003 yılında, ürün gamının en üstünde yer alan bu özel otomobil, ilk çift kavramalı şanzımana (DSG) sahip model olarak hız ve tasarruf açısından bir devrim yarattı.

2000’lere girildiğinde dünyada toplam Golf satışı 20 milyona ulaştı. Yaklaşık 5 milyon adet üretiminin ardından, Golf Mk 4 2003 yılı içerisinde artık yerini beşinci nesline bırakıyordu.

Golf MK 5 – Golf’ün Olgunluk Dönemi

2003-2008 Golf’ün sekizinci neslinin Türkiye’de pazara sunulmasına son 7 gün kaldı. 

Golf, 2003 yılında pazara sunulduğunda, neredeyse otuz yıldır Almanya’nın en çok satan otomobili olma yolunda önemli bir kilometre taşı olmuştu. Golf Mk 5, kompakt hatchback otomobil sınıfında Volkswagen’i rakiplerinin önüne geçiren, konfor ve dinamik özellikleri ile ayrışan bir Golf nesli oldu. Golf MK 5’in lansmanının ardından burulma direncindeki yüzde 35 oranında artış, modelin lazer kaynaklı gövdesinin ne kadar dayanıklı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edildi. 

Volkswagen tasarımcıları bu jenerasyonda Golf’ün keskin ve belirleyici özelliklerini kaybetmeden daha modernize bir hale getirmeyi başardılar. Golf 5, Volkswagen’in o dönemki yeni tasarımcısı Murat Günak’ın kaleminden çıkan ilk Volkswagen modelidir. Volkswagen, Golf V ile yeni bir olgunlaşma sürecinin başladığını gösterdi.

Beşinci nesil lazer kaynaklı gövde, dört bağlantılı arka süspansiyon, 7 vitesli DSG, bi-xenon farlar, yağmur sensörü gibi birçok önemli teknik yeniliklerle de segment standartlarının önüne geçti.  Yine aynı dönemde bu yeni modelde, standart hava yastıklarının yanı sıra (ön, ön yan, baş koruma yastığı), opsiyonel olarak arkada da yan hava yastıkları sunulmaya başlandı.

Golf V ürün ailesi yeni gövde varyasyonları sayesinde giderek daha farklı kesimlere hitap etmeye başladı. 2006 yılında lansmanı yapılan Golf Plus, 2007 yılında hafif arazi bodykitli bir Golf Plus olan CrossGolf, Golf Variant ve sadece 4.5 lt/100 km ortalama yakıt tüketimiyle yeni bir rekora imza atan ekonomik ve çevreci Golf BlueMotion geldi.

Tarihler 2007 yılının Mart ayını gösterdiğinde Golf son derece önemli bir dönüm noktasını kutladı: 1974 yılında üretimine başlanan efsane model 25 milyon adet üretim başarısına ulaştı. MK 5 model ailesi 2008 yılına kadar toplam 3.4 milyon adet üretildi.

Golf MK 6 – Kompakt sınıfında yüksek kalite

2008-2012 Golf’ün sekizinci neslinin Türkiye’de pazara sunulmasına son 4 gün kaldı. 

Volkswagen, Golf modelinin 6’ıncı nesliyle yüksek güvenlik ve konfor teknolojilerinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Güçlendirilmiş üretim teknikleriyle güvenlik konusunda çığır açan Golf, lazer kaynaklı gövdesiyle EuroNCAP çarpışma testinde 5 yıldız almayı da başarıyor. 

2008 yılında Volkswagen, ‘Zamanın Ötesinde’ bir Golf’ü pazara sundu. 2009 yılında “Yılın Otomobili” seçilerek başarısını ispatlayan 6’ıncı nesil Golf, iç mekân kalitesi açısından sınıfında öncü olarak görülüyordu. Sürüş destek sistemleri daha etkili hale getirilen bu yeni nesilde, yakıt tüketiminde tasarruf sağlayan TSI ve TDI motorlar sunuldu. Adaptif Cruise Control (ACC), park asistanı, uzun far asistanı, dinamik şasi kontrolü, yokuş kalkış desteği, iyileştirilmiş bir elektronik stabilizasyon kontrol sistemi (ESP) gibi teknolojilerle ile otomobile daha fazla dinamizm güvenlik ve konfor katıldı.

Golf 6’da, Start/Stop sistemi ve enerji geri kazanım modu, diz hava yastığı, dinamik far asistanı ve LED stop farları da opsiyonel olarak sunuldu.

Günümüzde dahi aranan modeller arasında yer alan Golf 6, seçkin nitelikleri ve zamansız tasarımı sayesinde uzun bir süre daha bu özelliğini devam ettirecek gibi görünüyor. Altıncı nesil Golf, 2008 ve 2012 yılları arasında 2.85 milyon adetlik bir üretim rakamına ulaştı.

Golf MK 7 – Yaşayan Efsane

2012-2020 Bugüne kadar üretilen yaklaşık 36 milyon adetlik Golf otomobilin yaklaşık 6 milyon adedine ismini veren 7’inci nesil Golf, ilk olarak 4 Eylül 2012 tarihinde, Berlin’deki dünya prömiyeriyle tanıtıldı. 

Volkswagen’in sürdürebilirlik yaklaşımının öncüsü olan yeni nesil Golf, markanın karbon emisyonu azaltma hedefinin de ilk üyesiydi. Bu hedef doğrultusunda, Golf’ün ağırlığı 100 kg azaltılarak, otomobilin üst düzey çarpışma güvenliğinin korunması, hatta daha da artırılması planlanmıştı. Tam da öyle oldu.

Golf 7, sahip olduğu motora göre değişmekle birlikte, bir önceki jenerasyonuna kıyasla yüzde 23’e kadar yakıt tasarrufu sağlamayı başardı. Ayrıca opsiyonel olarak sunulan sürüş destek sistemlerinde de son derece cömertti: Adaptif hız sabitleyici, çarpışma öncesi hazırlığı, çoklu çarpışma freni, yorgunluk tespit sistemi, yeni progresif direksiyon, sürüş profil seçimi, dokunmatik renkli ekran, şerit takip sistemi gibi bu dönemde premium araçlarda görülen teknolojileri sundu.

Volkswagen birbiri ardına model ailesinin farklı üyelerini hızla pazara sundu, böylece sadece 2013 yılında dört farklı Golf versiyonu pazarda yerini aldı: Golf GTI, Golf GTD, Golf R ve Golf Variant. 2014 yılında Golf GTE ve e-Golf ile birlikte ürün yelpazesi elektrikli otomobile geçiş yaptı. Golf MK 7, satışa sunulduğu 2012 – 2020 yılları arasında teknolojisi ve tasarımı ile büyük beğeni topladı ve bugün, en çok satan üç Golf neslinden biri olmayı başardı.