Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) Üyesi Murat Çarpışantürk, Yeni Renault Duster Hybrid’i Mercek Altına Aldı
Geçmişinde ralli, rallikros, tırmanma, pist ve offroad branşlarında uzun yıllar boyunca aktif olarak yarışan, kazandığı sayısız birincilikle motorsporları dünyasında derin bir iz bırakan kıdemli otomotiv gazetecisi Murat Çarpışantürk, sektördeki teknik birikimini bu kez çok özel bir test sürüşüyle raporlaştırıyor. Oyak Renault Bursa Fabrikaları’nda üretilerek Türkiye otomotiv sanayisinin gururlarından biri haline gelen yeni Renault Duster Hybrid 4×4 LPG 150 hp, Çarpışantürk’ün direksiyon koltuğundaki deneyimli yönetimiyle kapsamlı bir incelemeye tabi tutuldu. Hem pistlerdeki hem de zorlu arazi şartlarındaki mekanik tecrübesini aktaran Murat Çarpışantürk; aracın merakla beklenen gelişmiş 4×4 çekiş sistemini ve yakıt verimliliği ile performansı optimize eden full hybrid teknolojisini tüm detaylarıyla kaleme aldı. Bursa’dan yollara çıkan bu yeni nesil SUV, zorlu arazi şartlarında ve hibrit teknolojisinde beklentileri ne kadar karşılıyor? Gelin, Murat Çarpışantürk’ün eşsiz deneyimiyle kaleme aldığı bu özel incelemenin detaylarına hep birlikte göz atalım.
Türkiye’de SUV pazarının kurallarını belirleyen ve her dönem geniş kitlelerin favorisi olmayı başaran Duster, yeni nesliyle birlikte bu kez Renault logosu altında otomobil severlerin beğenisine sunuluyor. Bugüne kadar sunduğu fiyat/performans dengesi ve rüştünü ispatlamış arazi kabiliyetiyle tanıdığımız model, teknolojik dönüşümün en radikal halkalarından birini temsil eden Renault Duster 150 Beygir Gücündeki Hybrid 4×4 LPG versiyonuyla test konuğumuz oldu. Otomotiv dünyasında dikkat çekici bir mühendislik kombinasyonu olarak karşımıza çıkan bu motor seçeneği; 3 silindirli turbo beslemeli motoru, 48V mild hybrid (hafif hibrit) mimarisini, arka aksa entegre elektrikli tahriki ve fabrika çıkışlı LPG (Eco-G) çift yakıt sistemini tek bir potada eritiyor. Üstelik bu yenilikçi yapı, Duster tarihinde ilk kez sunulan 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile taçlandırılmış. Mekanik bir şaft bağlantısı olmaksızın, tamamen elektronik kontrol üniteleriyle yönetilen bu akıllı 4×4 sistemi, hem şehir içindeki tüketim dengelerini optimize etmeyi hem de zorlu arazi şartlarında ödün vermemeyi hedefliyor. Biz de bu detaylı test yazımızda; iki adet depo ile yüksek bir teorik menzil sunan, önde 230\Nm, arkada ise 87\{Nm anlık tork üreten bu ezber bozan SUV’un sürüş dinamiklerini, şehir içi ve arazi performansını, kabin içi teknolojilerini ve yakıt ekonomisini tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz. Editörün Notu: Duster, yalnızca bir isim ve logo değişimi yaşamakla kalmamış; CMF-B platformunun getirdiği rijitlikle sürüş karakterini tamamen yukarı taşımış. Şimdi lafı uzatmadan, direksiyon arkasında geçirdiğimiz kilometrelerin ardından bu yenilikçi formülün detaylarına inelim.
Dış Tasarım: Evrim Değil, Devrim
Duster, yıllardır koruduğu tanıdık silüetinden sıyrılarak, yepyeni bir kimlikle karşımıza çıkıyor. Bu kimlik, sadece bir logo değişimi değil, baştan aşağıya yenilenmiş bir tasarım felsefesinin ürünü. GCMF-B platformunun getirdiği rijitliği yansıtan köşeli ve kaslı gövde hatları, araca “her yola hazır” bir karakter katıyor.
Ön Kısımda Yeni Dönem; Test konuğumuz olan Duster’ın ön tarafı geçirdiği bu büyük dönüşümün en çarpıcı yansıması. Geleneksel Renault ön panjuru, bu modelde çok daha farklı, geometrik bir yapıya bürünmüş. Panjurun hemen üzerinde, araç rengine entegre edilmiş ve yatay çizgilerle farlara uzanan şeritler, aracı olduğundan daha geniş ve heybetli gösteriyor. Tasarımın en dikkat çekici noktalarından biri, bu şeritlerin uçlarında yer alan, Duster’ın yeni imzası haline gelen “Y” şeklindeki LED gündüz farları. Bu farlar, hem modern bir görünüm sunuyor hem de araca özgün bir imza katıyor. Bu Y şeklindeki ışık imzası, aracın sadece aydınlatma teknolojisini değil, aynı zamanda yeni marka kimliğini de simgeliyor. Güç ve Off-Road İpuçları; Ön tampon, tamamen yenilenen Duster’ın sağlam ve dayanıklı yapısını pekiştiriyor. Gözle görülür şekilde daha büyük ve daha köşeli tasarlanan tampon, araca off-road kabiliyetine dair net ipuçları veriyor. Tamponun alt kısmındaki geniş siyah plastik kaplamalar, zorlu arazi koşullarında gövdeyi çizilmelere karşı korurken, aynı zamanda aracın “tough” (sert) görünümünü destekliyor. Bu siyah plastiklerin üzerine, off-road sürüşlerin vazgeçilmezi olan sis farları entegre edilmiş. Geriye doğru uzanan kaslı çamurluk korumaları da, ön tasarımla bütünlük sağlayarak, Duster’ın macera ruhunu vurguluyor.
Yan Profil: Kaslı Çizgiler ve Güçlü Duruş
Yeni Renault Duster’a tam profilden, yani yan taraftan baktığımızda, aracın arazi karakterini ön plana çıkaran ve modern tasarım dilini net bir şekilde yansıtan detaylar dikkat çekiyor. Gövde Hatları ve Dikkat Çekici Detaylar; Yeni Nesil Kapı Kolları Gizlemesi: Yan profilde ilk göze çarpan unsurlardan biri, arka kapı kollarının tasarımı. Geleneksel yerleşimden farklı olarak arka kapı kolu, C sütununun hemen birleştiği siyah çerçeve alanına dikey bir mekanizmayla entegre edilmiş. Bu hamle, araca iki kapılı bir coupe SUV havası katarken yan taraftaki akıcılığı kesintisiz kılıyor. Ön kapı kolu ise gövde renginde ve geleneksel formunda kalmaya devam etmiş. İkonik “Şnorkel” Tasarımı ve 4WD Vurgusu: Ön kapı ile ön çamurluğun birleştiği noktada dikey olarak konumlandırılan mat siyah plastik panel, Duster’ın geçmiş nesillerindeki şnorkel detayına modern bir gönderme yapıyor. Bu dikey siyah eklentinin üst kısmında yer alan küçük “4WD” logosu, bu aracın altındaki gelişmiş dört tekerlekten çekiş teknolojisine net bir atıfta bulunuyor. Korumacı Plastik Kuşak (Cladding): Çamurluk ağızlarından başlayıp kapı altları boyunca kesintisiz şekilde uzanan geniş, mat siyah plastik koruma panelleri, aracın taş ve çamur gibi dış etkenlerden korunmasını sağlarken SUV duruşunu iyice pekiştiriyor. Bu kaplamalar, köşeli çamurluk hatlarıyla birleşerek güçlü bir kas yapısı oluşturuyor. Cam Çerçeveleri ve Tavan Rayları: B ve C sütunlarında mat siyah kaplamalar tercih edilerek cam bütünlüğü sağlanmış. Arka camların karartılmış yapısı, gri gövde rengiyle şık bir tezat oluşturuyor. Tavan boyunca uzanan kalın ve sportif tasarımlı siyah tavan rayları ise hem fonksiyonelliği hem de macera kimliğini tamamlayan unsurlardan. Jant ve Lastik Kombinasyonu; Aracın alt bölümünde, yan profile hareket katan en önemli unsurlardan biri beş kollu, elmas kesim çift renkli (siyah ve alüminyum gri) alaşım jantlar. “Y” formunu andıran bu geometrik tasarımlı 18 inç büyüklüğündeki jantlar, konfor ve yol tutuş dengesini optimize eden 225/55/18 ebatlarındaki Continental lastiklerle kombine edilmiş. Çamurluk içlerinin geniş yapısı ve tekerlekler ile gövde arasındaki mesafe, aracın alt açıklığının (yerden yüksekliğinin) zorlu zeminler için ne kadar cömert tasarlandığını doğrudan gözler önüne seriyor. Son olarak, arkaya doğru hafifçe yükselen omuz çizgisi ve stop lambasının yan çamurluğa taşan kırmızı LED ucu, durağan haldeyken bile araca dinamik bir görsellik kazandırıyor.
Arka Tasarım: Teknolojik İmzalar ve Dikkat Çekici Detaylar
Yeni Renault Duster’ın arka tasarımı, tıpkı ön kısımda olduğu gibi aracın bütünüyle geçirdiği teknolojik ve estetik evrimi gözler önüne seriyor. Köşeli hatların devam ettirildiği arka bölümde, hem markanın yeni kimliği vurgulanmış hem de arazi aracı genlerine sadık kalınmış. “Y” İmzalı LED Stop Lambaları: Arka bölümün en radikal ve modern unsuru, şüphesiz tamamen yenilenen stop lambası tasarımı. Ön taraftaki gündüz farlarında gördüğümüz geometrik “Y” ışık imzası, arka tarafta da kendini gösteriyor. Yan çamurluğa doğru taşan ve bagaj kapağına doğru daralan bu üç boyutlu, kristal tasarımlı LED stoplar, araca arkadan bakıldığında çok daha geniş, elit ve dikkat çekici bir duruş kazandırmış. Bagaj Kapağı ve Logo Yerleşimi: Bagaj kapağının merkezinde, parlak siyah bir şerit içerisine konumlandırılmış dikey Renault logosu (baklava amblemi) yer alıyor. Plakalığın hemen altındaki sac bölüme ise yeni nesil yazı fontuyla, gövde rengiyle uyumlu, kabartmalı ve mat bir “DUSTER” ibaresi konumlandırılmış. Sağ alt köşede ise bu özel motor seçeneğini simgeleyen küçük bir E-Tech / Hybrid logolu eklenti dikkat çekiyor. Sportif Rüzgarlık (Spoiler): Arka camın üst kısmını boylu boyunca kaplayan, yanlara doğru kulakçıklarla uzanan gövde rengi entegre rüzgarlık, araca sadece sportif bir hava katmakla kalmıyor, aynı zamanda aerodinamik yapıyı da destekliyor. Rüzgarlığın orta kısmına ise yatay formda üçüncü stop lambası entegre edilmiş. Kaslı Arka Tampon ve Difüzör Alanı: Alt bölümde yer alan devasa arka tampon kaplaması, Duster’ın zorlu şartlara olan meydan okumasını simgeliyor. Mat siyah plastik korumaların geniş tutulduğu tamponun orta-alt kısmında, gri renkli koruma plastiği (difüzör efekti) yer alıyor. Tamponun sağ ve sol köşelerine entegre edilen yatay kedi gözleri (reflektörler) ise alt bölüme görsel bir genişlik katmış. Tavanın arka kısmında yer alan geleneksel çubuk anten de tavan raylarıyla birlikte SUV silüetini tamamlıyor.
İç Mekan: Teknolojik, Fonksiyonel ve Yepyeni Bir Kokpit Deneyimi
Yeni Renault Duster’ın kapısını açıp içeriye adım attığımızda, dış tasarımdaki köşeli ve güçlü felsefenin kabin içine de kusursuz bir şekilde taşındığını görüyoruz. Kokpit, tamamen sürücü odaklı, modern ve ergonomik bir mimari sunuyor. Geçmiş nesillerin yalın yapısı, yerini tamamen dijitalleşmiş ve karakteri olan bir yaşam alanına bırakmış. Sürücü Odaklı Dijital Kokpit Mimarisi; Yeni Nesil Direksiyon Simidi: Sürücü koltuğuna oturduğumuzda bizi karşılayan ilk yenilik, altı ve üstü hafifçe düzleştirilmiş, ele iyi oturan çok fonksiyonlu yeni direksiyon simidi oluyor. Merkezinde yeni Renault logosunu taşıyan bu direksiyonun üzerinde; hız sabitleyici, yol bilgisayarı ve multimedya sistemini yöneten fiziksel kumanda butonları yer alıyor. Tamamen Dijital Gösterge Paneli: Direksiyonun hemen arkasında, sürüşle ilgili tüm verileri, hibrit sistemin anlık enerji akışını ve menzil bilgilerini yüksek çözünürlükle sunan tamamen dijital bir gösterge paneli yer alıyor. Sürücüye Dönük Multimedya Ekranı: Ön konsolun merkezinde, kokpit mimarisine dik ve hafifçe sürücüye dönük şekilde konumlandırılmış geniş bir dokunmatik multimedya ekranı bulunuyor. İnce çerçeveleriyle oldukça modern duran bu bilgi-eğlence sistemi, menü geçiş hızları ve grafik kalitesiyle sınıfı geçiyor. Görselde de fark edildiği üzere, ekranda aracın hibrit güç aktarım durumunu gösteren özel bir grafik arayüzü açık durumda. Geometrik Havalandırma Izgaraları: Ön konsolun sağ ve sol köşeleri ile multimedya ekranının hemen altında yer alan havalandırma ızgaraları, dış tasarımdaki “Y” ve altıgen formuna gönderme yapacak şekilde köşeli ve agresif hatlara sahip. Izgaraların etrafındaki mat gri çerçeveler kabindeki kalite algısını yukarı taşıyor. “DUSTER” Yazılı Ön Konsol: Sağ yolcu tarafına geçildiğinde, ön göğsün üzerine kabartmalı bir şekilde işlenmiş büyük “DUSTER” ibaresi göze çarpıyor. Bu detay, kabinin genelindeki güçlü ve kimlik sahibi duruşu destekleyen şık bir imza olmuş.
Orta Konsol, Şanzıman ve Arazi Kumandaları
Merkezdeki ekranın hemen altında, kullanımı kolaylaştıran piyano tuşu tasarımlı fiziksel fonksiyon butonları ve klima kumanda paneli yer alıyor. Onun da altında geniş bir eşya gözü, USB bağlantı noktaları ve kablosuz şarj alanı konumlandırılmış. Asıl değişim ise vites konsolunda karşımıza çıkıyor: Elektronik Vites Seçici (e-Shifter): Duster tarihinde bir ilk olan çift kavramalı otomatik şanzımanı yöneten, oldukça minimalist ve şık tasarlanmış kompakt bir vites seçici mandal orta konsola yerleştirilmiş. 4×4 (Terrain Control) Mod Seçici Düğmesi: Vites mandalının hemen arkasında yer alan döner dairesel kumanda elemanı, bu aracın gelişmiş akıllı 4×4 sistemini yönetiyor. Sürücüye farklı zemin koşullarına (Çamur, Kum, Kar, Eco, vb.) göre çekiş karakterini tek bir hareketle değiştirme imkanı sunuyor. Bu bölmede ayrıca elektromekanik park freni (el freni) düğmesi de yer alıyor. Koltuklar ve Döşeme Detayları; Test aracımızın koltukları hem görsel olarak çok şık hem de ergonomik açıdan gelişmiş bir yapıya sahip. Çift Renk Kumaş Kombinasyonu: Koltukların merkezinde geometrik çizgilere sahip açık gri tonlarında nefes alabilen kumaş malzeme kullanılırken, yan desteklerde ve kafalıklarda daha koyu antrasit/siyah tonlar tercih edilmiş. Renault Logolu Sırtlıklar: Ön koltukların sırtlık kısımlarına estetik bir dokunuş olarak yeni Renault logosu işlenmiş. Koltukların yan destekleri, virajlarda ve arazi sürüşlerinde sürücü ile yolcuyu tam anlamıyla kavrayacak şekilde cömertçe tasarlanmış. Ön iki koltuğun arasında yer alan ve ileri-geri ayarlanabilir yapıdaki konforlu orta kol dayama ise hem uzun yolculuklarda rahatlık sunuyor hem de altındaki saklama alanı ile işlevselliği artırıyor. Kapı içlerindeki dikey gri tutamaklar ve topografik çizgilere sahip dayanıklı paspas seti de Duster’ın macera ruhunu iç mekanda tamamlayan diğer unsurlar olarak öne çıkıyor.
Mühendislik ve Mekanik: Ezber Bozan Hibrit Formülü ve Yerli Üretim Gücü
Yeni Renault Duster’ın asıl devrimi, dış tasarımdaki sert hatlarından ziyade kaputunun altında ve yürüyen aksamında gizli. Otomotiv endüstrisinde bugüne kadar eşine pek rastlanmayan bir mekanik kombinasyonu sunan bu test aracı, verimlilik ve performansı tamamen yeni bir boyuta taşıyor.
Bursa Oyak Renault İmzası: Gurur Veren Yerli Üretim
Bu testin en anlamlı ve altı çizilmesi gereken detaylarından biri, aracın yerlilik kimliği. Yeni Renault Duster; motor seçenekleriyle birlikte Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda yerli olarak üretiliyor. “Türkiye’nin Duster’ı” olarak yollara çıkan bu model, Türk mühendis ve işçilerinin ellerinden çıkan yüksek üretim kalitesiyle, global standartlardaki üretim başarımızı bir kez daha tescilliyor. Yerli üretim bantlarından çıkan bu teknoloji, hem vergi ve maliyet avantajı noktasında elimizi güçlendiriyor hem de yedek parça ve lojistik süreçlerinde büyük bir güven veriyor.
Fabrikasyon Çift Yakıt Teknolojisi: Eco-G LPG Sistemi
Renault’nun uzun yıllardır rüştünü ispatlamış ve fabrika garantisi altındaki en büyük kozu olan Eco-G, bu nesilde daha da geliştirilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Araç, sonradan dönüştürülen LPG sistemlerinin aksine tamamen fabrikasyon çıkışlı entegre bir LPG sistemiyle donatılmış durumda. Bu entegrasyon sayesinde LPG dolum ağzı benzin kapağının hemen yanına estetik biçimde yerleştirilmiş, gösterge panelindeki yol bilgisayarı ise LPG tüketimini, menzilini ve depo seviyesini dijital olarak kusursuz şekilde sürücüye aktarıyor. Benzin deposunun yanında yer alan LPG tankı, bagaj zemininde stepne havuzuna yerleştirildiği için bagaj hacminden ve iç mekandan ödün vermiyor.
Menzil Şampiyonu: 1.590 Kilometre Sınırı
Gelelim en merak edilen konulardan biri olan menzil verilerine. İki adet deponun (Benzin + LPG) sunduğu toplam kapasite, otoyol sürüşlerinde ve uzun seyahatlerde dur-kalk yapma ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. 48V hibrit sistemin sağladığı tüketim desteğiyle birlikte bu araç, 1.590 kilometreye varan maksimum sürüş menzili sunuyor. Bu değer, İstanbul’dan yola çıkıp Türkiye’nin bir ucuna tek bir depo dolumuyla, yakıt istasyonuna uğramadan ulaşabileceğiniz anlamına geliyor ki, günümüz akaryakıt ekonomisinde bu menzil ezber bozan bir ekonomik başarı.
Motor Teknolojisi ve Akıllı Hibrit (Hybrid) Mimarisi
Kaputu kaldırdığımızda, 3 silindirli turbo beslemeli içten yanmalı motorun, 48V mild hybrid (hafif hibrit) gelişmiş elektrifikasyon mimarisiyle entegre edildiğini görüyoruz. Bu sistem, 150 HP gibi oldukça tatminkar bir toplam güç üretiyor. Elektrik Desteği: 48V batarya ile desteklenen sistem, özellikle ilk kalkış anlarında, hızlanma taleplerinde ve ara hızlanmalarda içten yanmalı motora ek tork desteği sağlıyor. Bu sayede motorun üzerindeki yük hafifletilerek yakıt tüketimi düşürülüyor. Rejeneratif Şarj: Araç frenleme esnasında veya ayağınızı gazdan çektiğiniz anlarda (deceleratör fazında) kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek bataryayı kendi kendine şarj ediyor. Dışarıdan şarj etme ihtiyacı duymayan bu sistem, şehir içi yoğun trafikte tüketim değerlerini minimumda tutuyor.bEDC Otomatik Şanzıman Konforu: Duster tarihinde bir ilk olarak, bu gelişmiş hibrit yapı 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanla kombine edilmiş. Vites geçişlerinin pürüzsüzlüğü ve hızı, sürüş konforunu eski nesillere kıyasla bambaşka bir seviyeye konumlandırıyor.

Gelişmiş 4×4 Çekiş Yeteneği ve Arazi Kabiliyeti
Renault Duster’ın adını efsaneleştiren arazi genleri, bu nesilde çok daha akıllı bir mekanik altyapıya kavuşmuş. Araçta geleneksel şaft tünelleri ve mekanik bağlantı karmaşası yerine, elektronik olarak kusursuzca yönetilen bir akıllı 4×4 sistemi yer alıyor. Kabin içerisindeki döner kumanda üzerinden yönetilen Terrain Control (Arazi Kontrolü) sistemi, yol koşullarına göre çekiş gücünü tekerleklere anlık olarak dağıtıyor: Auto Modu: Normal yol şartlarında gücü ön tekerleklere ileterek yakıt tasarrufu sağlar; ancak kayma veya tutunma kaybı algıladığı anda gücü otomatik olarak arka aksa da yönlendiriyor. Çamur & Kum ve Kar Modları: Zorlu zemin koşullarında ESC (Elektronik Stabilite Kontrolü) ve çekiş kontrol sistemini optimize ederek patinajı engeller ve maksimum tutunma sunuyor. Off-Road Modu: Torku ön ve arka aks arasında kilitleyerek en dik rampalarda, engebeli patikalarda ve zorlu arazi şartlarında kesintisiz bir ilerleme kabiliyeti sağlıyor. Gerek yaklaşma ve uzaklaşma açıları gerekse yerden yüksek yapısıyla yeni altyapı, asfalt konforunu artırırken Duster’ın o bildiğimiz safkan arazi yeteneklerinden zerre ödün vermediğini açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç: SUV Sınıfında Dengeleri Değiştiren Yeni Bir 4×4; Toparlamak gerekirse, yeni Renault Duster sadece bir isim ve logo değişiminden ibaret olmadığını, geçirdiği bu radikal evrimle açıkça kanıtlıyor. Bursa Oyak Renault Fabrikaları’nda yerli üretim bantlarından çıkan bu model, Türkiye’deki tüketicinin tam olarak ne istediğini bilen bir mühendislik anlayışıyla geliştirilmiş. Dış tasarımdaki kaslı, köşeli ve ödün vermeyen sert SUV duruşu, modern “Y” imzalı LED aydınlatmalarıyla teknolojik bir boyuta taşınmış. Kabin içine adım attığımızda ise bizi karşılayan tamamen dijitalleşmiş, ergonomik ve sürücü odaklı kokpit mimarisi, Duster’ın geçmiş nesillerindeki mütevazı yapıyı tamamen unutturuyor. Ancak bu aracı rakiplerinden ve geçmişinden ayıran asıl büyük başarı, kaputunun altında ve yürüyen aksamında gizli. Sektörde bir ilk olan 150 beygirlik 48V Mild Hybrid, akıllı 4×4 çekiş sistemi, fabrikasyon Eco-G LPG kombinasyonu ve 6 ileri EDC otomatik şanzıman dörtlüsü, ezberleri bozan bir verimlilik sunuyor. Hem şehir içi trafikte hibrit desteğiyle yakıtı koklayan hem de iki adet depo ile 1.590 kilometreye varan teorik bir menzil sunan bu yapı, günümüz ekonomik şartlarında adeta bir can simidi niteliğinde. Üstelik tüm bu ekonomik yapıyı sunarken, Terrain Control sisteminin getirdiği o bildiğimiz safkan ve ödün vermeyen Duster arazi kabiliyetinden de zerre kadar ödün vermiyor. Son söz olarak; yeni Renault Duster, hem asfalt üzerinde konforlu ve dijital bir aile SUV’u hem de hafta sonları zorlu doğa şartlarına meydan okuyan akıllı bir arazi aracı arayanlar için benzersiz bir formül sunuyor. Yerli üretimin getirdiği avantajları, fabrikasyon LPG’nin ekonomisini ve hibrit teknolojisinin geleceğini tek bir gövdede buluşturan bu ezber bozan model, SUV pazarındaki liderlik tahtını çok daha güçlü bir şekilde korumaya devam edecek gibi görünüyor.





















































